Kaynaklarda “Berhetiye” olarak geçen dua veya kasem, bazı eski havas kitaplarınBerhetiyye, havas literatüründe “en büyük ahid”, “gizli hazine”, “ilahi sırların deposu” ve “ruhânî ilimlerin temeli” olarak anılan çok özel bir metindir. Asırlardır hem âlimlerin hem de ariflerin üzerinde titizlikle durduğu bu metin, yalnızca bir dua değil; Esma-i İlahi’nin derinliklerini taşıyan, latif ve ulvî sırlar barındıran bir hikmet kaynağıdır.
Berhetiyye’nin en dikkat çekici yönlerinden biri, Hz. Süleyman’ın veziri Asaf b. Berhiyâ ile ilişkilendirilmesidir. Havas kaynaklarında bu büyük bilgenin, Berhetiyye’de yer alan ilahi isimlerin sırlarından istifade ettiği söylenir. Bu ifade, tarih boyunca Berhetiyye’ye verilen değerin boyutunu, metnin ne denli büyük bir ilahi hikmet taşıdığını açıkça ortaya koyar.
Asaf b. Berhiyâ Kimdir?
Kur’an-ı Kerim’de “Kitaptan bir ilim sahibi olan kişi” olarak işaret edilen Asaf b. Berhiyâ, Hz. Süleyman’ın en büyük veziri ve sırdaşıdır. Rivayetlere göre:
- İsm-i Âzam’ın bir kısmına vâkıf olan,
- mucizelerin hakikatine erişmiş,
- ilahi isimlerin sırlarını çözebilen,
- arş getirme mucizesine mazhar olmuş
bir zattır.
Havas geleneğinde Asaf, “âlimlerin sultanı” ve “hikmet kapılarının anahtarı” olarak kabul edilir.
Bu sebeple Berhetiyye’nin sırlarıyla ilişkilendirilmesi, metnin taşıdığı yüksek manevî derinliği anlatmak için kullanılan güçlü bir ifadedir.
“Berhetiyye’den İstifade Ettiler” İfadesinin Anlamı
Kadim havas kitaplarında geçen:
“Asaf b. Berhiyâ ve Hakim Kalfetiryus Berhetiyye’den istifade etmişlerdir.”
cümlesi, metnin değerini ortaya koyan önemli bir rivayettir.
Bu ifade, iki anlam barındırır:
1) Manevî bağlantı / Sırlara vukufiyet
Asaf b. Berhiyâ’nın sahip olduğu yüksek ilim, ilahi isimlerin hakikatine dayanır. Berhetiyye de tam olarak bu isimlerin derin sırlarını ihtiva eden bir metindir.
Dolayısıyla:
- Asaf’ın ilminin kaynağı,
- Berhetiyye’nin taşıdığı sırlarla aynı ilahi menşeden gelmektedir.
Bu sebeple “istifade etti” denir.
2) İlmî gelenekte sembolik bağ
Berhetiyye’nin içerdiği:
- esma düzeni,
- melekî kuvvetlere işaretler,
- ilahi nurların sıralanışı
gibi sırlar, tarih boyunca Asafî hikmet olarak bilinen çizgiyle aynı kategoride görülmüştür.
Bu yüzden Berhetiyye, “Asaf’ın ilmine bağlı büyük ahid” olarak değerlendirilir.
Berhetiyye’nin Ruhânî Etkisi ve Gücü
Berhetiyye’nin en çok konuşulan özelliği, kozmik düzene dair taşıdığı sırlardır. Havas kaynakları, bu metnin içinde bulunan ilahi isimlerin:
- cinler, ifritler, maridler, şeytanlar
tarafından karşı konulamaz olduğunu,
ve bu sırra sahip olan kişinin:
- melek indirme,
- saklı olanı açma,
- yardımcı ruhanîleri yönlendirme,
- gizleme – açığa çıkarma,
- etki oluşturma
gibi yüksek ruhani ilimlerde başarıya ulaştığını yazar.
Bu ifadeler, Berhetiyye’nin esma merkezli yüksek bir hikmet metni olduğunun altını çizer.
Berhetiyye Neden “Ruhânî İlimlerin Temeli” Sayılır?
Çünkü bu metin:
- Esma-i İlahi’nin derin yapılarını,
- İlahi nurların dizilimini,
- Melekî kuvvetlerin işlevini,
- Kozmik düzenin sırlarını
sembolik bir dille anlatır.
Bu sebeple:
“Berhetiyye’yi bilmeyenin ilmi eksiktir.”
denmiştir.
Zira diğer kasem ve azimetler, hep onun açıkladığı hikmetlerin alt katmanlarıdır.
Risaletü’l-Berhatiyye (yazma nüshalar)
Şemsü’l-Ma’arif el-Kübrâ – Ahmed el-Bûnî
Manba’ü Usûli’l-Hikem – Bûnî mektebi
Nefaisü’l-Hakâik fi’l-Esma – Osmanlı yazmaları
Berhetiye Duası İcazetsiz Okunmaz
Berhetiye, sıradan bir dua değildir.
İçinde celil isimler, kozmos düzeni, melekî kuvvetler ve esma-i ilahînin derin sırları bulunduğu için, kadim ulema tarafından her zaman icazetle okutulan bir metin olmuştur.
Bu dua; enerji yükseltmek, korunmak veya iyi hissetmek amacıyla kendi kendine okunacak bir metin değildir.
Aksine, yanlış kullanımda ciddi manevî sonuçlar doğurabilir.
Neden İcazetsiz Okunmaz?
1. Enerji Kapıları (Portal) Açılır
Berhetiye’de geçen celil isimler, varlık âleminin en yüksek titreşimlerini barındırır.
Bu isimler kontrolsüz biçimde zikredildiğinde:
- ruhani kapılar açılabilir,
- kişinin enerji alanı zayıf olduğu için
- kontrol edemeyeceği bir etkileşim oluşabilir.
Bu yüzden Berhetiye “anahtar” olarak tanımlanır; anahtarı bilmeyen kapıyı açmamalıdır.
2. Korunma Zırhı Olmadan Okunur
İcazeti olmayan biri:
- ne tür bir enerjiyle temas ettiğini,
- hangi esmânın nasıl etki ettiğini,
- nasıl korunacağını,
- hangi tehlikelerin ortaya çıkacağını
bilmez.
Bu durumda kişi, kendi nefsî ve ruhsal zafiyetinden dolayı enerjisel çöküş yaşayabilir.
3. Hastalık, Halsizlik ve Manevî Çöküş Riski
Havas ehli ulemanın ortak uyarısı şudur:
“Sırrı ağır olan metni taşıyamayan, bedenen ve ruhen zarar görür.”
Bu zarar:
- bitkinlik,
- baş ağrısı ve uyku bozuklukları,
- iç sıkıntı,
- ani korku,
- enerji düşmesi
gibi şekillerde kendini gösterebilir.
Bazı kişilerde bu etkiler günlerce, hatta haftalarca sürebilir.
“Enerjim artsın diye okuyayım” Mantığı Neden Sakıncalıdır?
Berhetiye; enerji yükseltmek, aura genişletmek, kendini iyi hissetmek için yazılmış bir metin değildir.
Bu metni okumak, bir kozmos kapısına dokunmak gibidir.
Yanlış kapıya dokunan kişi:
- enerjisini kaybeder,
- korunmasız kalır,
- yüksek titreşimli varlıklarla temas riski ortaya çıkar,
- nefis ve ruh dengesi bozulur.
Bu yüzden havas alimleri:
“Berhetiye icazetsiz okunmaz; okuyan korunamaz.”
demişlerdir.
Sonuç: Ehliyetsiz Uygulama Zarardır
Berhetiye duasının gücü yüksektir ve ehil bir üstad tarafından yönlendirilmesi gerekir.
İcazet, bu gücü güvenli alan içinde taşımak için şarttır.
İcazetsiz okunması:
- koruma kalkanını düşürür,
- portal etkisi oluşturur,
- hastalanmaya ve enerjisel çöküşe sebep olabilir.
Bu nedenle kendi kendinize:
- enerji artırmak,
- iyi hissetmek,
- dilek çalışması yapmak
amacıyla Berhetiye okumamalısınız.
Herkesin okumaması ve hastalanmaması için de duayı buraya yazmadık. Havas icazeti öğrencileri için berhetiye nasıl okunur yazısını okuyunuz.
Havas öğrencisi olmak isterseniz sitemizden inceleyiniz
Berhetiye Azimeti
إِلَى مُلُوكِ الْجِنِّ وَالشَّيَاطِينِ وَالْمَرَدَةِ وَالْعَفَارِيتِ جُنُودِ إِبْلِيسَ أَجْمَعِينَ
أَقْسَمْتُ عَلَيْكُمْ أَيُّهَا الْأَرْوَاحُ الرُّوحَانِيَّةُ وَالْأَعْوَانُ الْأَرْضِيَّةُ أَنْ تُجِيبُوا دَعْوَتِي وَتَحْضُرُوا مَقَامِي وَتَشَمُّوا دُخَانِي وَتَقْضُوا حَوَائِجِي
Azîmetün minallâhi ve rasûlihî Süleymâne bni Dâvûde aleyhimâ\'s-selâm.
İlâ mülûkil cinni ve\'ş-şeyâtîni vel meredeti vel afârîti cünûdi İblîse ecma\'în.
Aksemtü aleyküm eyyühel ervâhu\'r-rûhâniyyeti vel a‘vânü\'l-ardiyyeti en tücîbû da\'vetî ve tahzurû makâmî ve teşemmû duhânî ve takdû havâicî.
“Bu, Allah’tan ve O’nun Resulünden, Davud oğlu Süleyman’dan (aleyhimesselâm) gelen bir azimettir.”
“Cinlerin, şeytanların, azgınların (merede), ifritlerin ve İblis’in bütün ordularının hükümdarlarına…”
“Ey ruhani varlıklar ve yeryüzü yardımcıları! Davetime icabet etmeniz, makamıma gelmeniz, tütsümü koklamanız ve ihtiyaçlarımı yerine getirmeniz üzerine size yemin ederim.”










